Altı Ok.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ideolojisini tanımlayan ve siyasi kimliğini şekillendirmeye devam eden altı kurucu ilke.
Altı Ok, 1931'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) resmi ilkeleri olarak kabul edildi ve 1937'de Türk anayasasına dahil edildi. Her ok, Osmanlı imparatorluğundan modern cumhuriyete geçiş sürecinin belirli bir boyutunu ele alıyordu. Birlikte, siyasi, sosyal ve ekonomik modernleşmenin bütünleşik bir programını oluşturuyorlardı.
1931
CHP tarafından kabul edildi
1937
Anayasaya dahil edildi
6
Birbirine bağlı ilke
01
Cumhuriyetçilik
Republicanism
Cumhuriyetçilik, egemenliğin bir bütün olarak millete ait olduğunu, seçilmiş temsilciler aracılığıyla kullanıldığını ortaya koydu. TBMM devlet erkinin en yüce organı olarak kişisel yönetimi kurumsal yönetimle değiştirdi.
02
Milliyetçilik
Nationalism
Kemalist milliyetçilik, etnik veya ırksal değil, sivil ve toprak temelli bir milliyetçilikti. Türk milletini, kökeni ne olursa olsun, cumhuriyetin sınırları içindeki vatandaşlar topluluğu olarak tanımladı ve ortak dil, tarih ve vatandaşlık etrafında birleşik bir kimlik inşa etmeyi amaçladı.
03
Halkçılık
Populism
Kemalist anlamda halkçılık, kanun önünde eşitlik ve sınıf temelli veya aristokratik ayrıcalıkların reddini ifade etti. Osmanlı soyluluk unvanlarını kaldırdı, feodal yapıları tasfiye etti ve sınıf mücadelesi yerine ulusal dayanışmayı savundu.
04
Devletçilik
Statism
Devletçilik, özellikle özel sermayenin yetersiz kaldığı sektörlerde ekonomiye aktif devlet müdahalesini savundu. Hükümet tekstil, çelik, madencilik ve bankacılıkta KİT'ler kurarak 1934'te ilk beş yıllık sanayileşme planını uygulamaya koydu, ideolojik değil, pragmatik bir yaklaşımla.
05
Laiklik
Secularism
Laiklik, Fransızca laïcité kavramından türetilmiştir, altı ilkenin belki de en dönüştürücü ve tartışmalı olanıdır. Halifeliği kaldırdı, dini mahkeme ve İslam aile hukukunu laik alternatiflerle değiştirdi, dini bireysel vicdan meselesi haline getirmeyi amaçladı.
06
Devrimcilik
Revolutionism
Devrimcilik, sürekli modernleşmeye bağlılığı ve gerici hareketlere karşı direnişi ifade etti. Cumhuriyet sabit bir noktaya ulaşıp donmak için değildi, toplumun reforma “hazır” olmasını beklemenin sonsuza kadar beklemek demek olduğu savunuldu.
Sistem olarak Altı Ok
Altı Ok birbirinden bağımsız ilkeler değil, birbirine bağlı bir sistemdi. Cumhuriyetçilik, laikliği gerektirdi (dini otorite tarafından talep ediliyorsa, egemenlik millete ait olamazdı). Milliyetçilik, halkçılık gerektirdi (birleşik bir millet, vatandaşları arasında eşitlik gerektiriyordu). Devletçilik, devrimcilik gerektirdi (ekonomik modernleşme sürekli reform talep ediyordu).
Cumhuriyetçilik → Laiklik
Egemenlik, dini otoriteden bağımsız olmalı
Milliyetçilik → Halkçılık
Birlik, vatandaşlar arasında eşitlik gerektirir
Devletçilik → Devrimcilik
Ekonomik modernleşme sürekli reform ister
Her ilke diğerlerini destekler: cumhuriyetçilik laikliği, milliyetçilik halkçılığı, devletçilik devrimciliği gerektirir, birbirinden bağımsız değil, birbirine bağlı bir sistemdir.
Bu sistemik nitelik, bazı okları benimserken diğerlerini reddetmeyi zorlaştırmıştır. Atatürk'ten bu yana Türk siyasi tarihi, kısmen bu altı ilke arasındaki ilişkiyi yeniden dengeleme veya yorumlama girişimleri dizisi olarak okunabilir.